Ve son…


Ve sonunda gidiyorum. Zaman gerçekten çabuk geçiyormuş. Yarın birliğe teslim oluyorum. Ama ne bir heyecan ne de bir korku, kısaca hiç bir his yok içimde. “Son gecen bu” diyorum içimden ama duymuyorum sanki. Bir tür “zayıflama kampına” gidiyorum diye geliyor bu deyiş kulaklarıma. Anlamıyorum nasıl oluyor. Ben mi çok basite alıyorum, yoksa mutlumuyum gidiyorum, maaş alacam, belki biraz para biriktirecem diye. Önemli olan döndüğümde ne dediğim aslında…

Neyse, ilk 18 gün eğitim. Sivil hayatın hiç bir derdi tasası olmayacak. Ne “hükümet ne yaptı”lar, ne sosyetelerin iğrençlikleri, ne futbolun hakemi, ıvırı zıvırı yok. Beyinm rahat olabilir yani. “Koğuuuş, Kalk!” diyecekler kalkacam, “Koş” diyecekler koşacam, “Dur!” diyecekler duracam. Kafam benim olacak. Tabi vücudum elverdiği sürece. O da dayanır herhalde, kısa zamanda kalıba girer umarım. Askerlik bu ya, “umarım mumarım” yok aslında. “Emredersiniz Komutanım” var!

Zaman çabuk geçiyor dedim. Gerçekten de öyle ama bakalım 1 yıl sonra da bunu diyebilecek miyim? Görecez…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin