G3, Kırıkkale ve Kalaşnikof


Ve sonunda gün geldi çattı, silahlarla atış yaptık. Sabah iki kişi mühimmatçı olarak görevlendirildik. Gün noyu G3 tüfeklerinin ve Kırıkkale tabancalarıın şarjörlerini doldurduk. Ben zaten nezleydim bir gece önceden, nazar değdi herhalde, o soğukta eğil kalk doldur dağıt iyice yordu. Tabi gün boyu silah sesine maruz kaldık, kulaklarım dün gece çınlıyordu, şimdi de biraz az duyuyor. Ayrıca nezle yüzünden revire çıktım, bir gün rapor aldım, küçük bir poşet dolusu da ilaç…

Atışa dönelim. İlk olarak G3 ile attık. 3 mermi ile 25 metreden tek tek “sıfırlama” atışıydı bu. Amaç; hep öze bir kağıttaki belli bir noktaya nişan alarak sonuca göre gez ayarlaması yapmak. 2 atış nerdeyse aynı yere giderken diğeri 3,5 cm uzakta kaldı. Bu iyi sayılırı zira iyi bir atışda mermiler 3 cm çaplı bir daire içinde toplanmalıymış. Bu atış “sıfırlama” olduğundan puan verilmiyordu.

İkinci atış Kırıkkale tabanca ileydi. Gene 25 metre ötede duran gövdeye 2de 2 atışla 100 puan aldım:) Biri tam hedefin kenarından olsa da hedef curulmuş oldu:)) Yerden yatarak ve destekli olarak atılan G3’ten sonra ayakta 2 elle atış yapmak ayrı bir deneyimdi…

Son atış ise Kalaşnikof atışıydı. Tabancadekiyle aynı hedefe bu sefer 2şer mermi ile ayakta, çömelmiş ve yatarak desteksiz ve otomatik atışdı. G3 ve tabancanın ardından valla otomatik ve desteksiz olması olayı çok zorlaştırdı. Sesi de daha bir ürkütücü gibiydi. Yerde atarken en son, “atayım da bitsin” diyordum. Neyse ki sonuçta 6 mermiden 3ünü isabet ettirmeyi bildim ve 75 puan aldım.

Sonuçta silahla atış gerçekten ayrı bir deneyimmiş onu gördüm. Elde bir güç var, atarken hissediliyor bu ama ilk olduğundan sese ve hafif de olsa tepmeye vücud tepki veriyor, ürküyor. Counter oynamak kadar kolay değil ama zor da değil aslında. Acemilik bu. Her gün atsam bir süre sonra çok iyi olabilirim. Asteğmen olunca bazı atış talimlerine katılabiliyormuşuz, takip etmek lazımmış. Kaçırmayacağıma eminim.

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin