Arzu ve Kaybetme Korkusu!


Şu arzu denen şey tatmin oldu mu “mutluluğun” kaynağı belki ama “kaybetme korkusu”yla birleşince çok tehlikeli oluyor.

Şimdi bu giriş yazısı askerlik sırasında ne alaka diyeceksiniz. Acemiliğin son günleri yaklaştıkça bazı projeler ortaya çıkıyor. Geçen günlerde bir komite kuruldu, veda için bir şeyler organize edecek. Neler bunlar; eğitim merkezine bizim izimiz olacak bir hediye (yemekhabeye ses sistemi), tören için video çekim organizasyonu, bir veda gecesi, ihtiyacı olan erlere yardım, bize çok yardımcı olan başçavuşa işlerinde yardımcı olacak bir fotokopi makinası vs vs. İşte dün akşam 675 kişi “demokratik” bir yapıda bunu tartıştı!

Peki neydi tartışma? Her öğrenci kendilerine demokratik bir hak verildiğinden “arzuları” doğrultusunda belli bir “isteğe” sahip oluyorlar. Ve mutlu olmak için bu isteğin gerçekleşmesi gerektiğine kendilerini bağlıyorlar. Tam tersi bir durumda ise “mutsuz” olacaklarını hissediyorlar, ki bunun temelinde ellerinde “seçme” hakkı varken, “daha fazla kişisel istek kabul ettiremediklerinden” “olanak kaybedeceklerini” düşünmeleri yatıyor (bence) (ne dedim ben yaa??). İşte bu yüzden saplantılı bir şekilde bu “isteklerine” bağlanıyorlar. Dolayısıyla “uzlaşma” gerektiren demokratik yapı bir türlü sonuca ulaşamıyor. Çünkü, kısaca, herkesin bir isteği var ve bundan toplum adına az da olsa feragat ettiklerinde kendilerinin kaybedeceklerini ve hatta başkalarının kazançlı çıkacağını düşünüyorlar, “kaybeden” olmaktan korkuyorlar.

Örnek vereyim; kimileri “yahu bana ne bu fotokopi mak.dan, ordu düşünmezken ben para vermem, bana ne!”, başkası “ben bu komiteyi seçmedim, ne hakla benden bunları istiyorlar” derken (ki otorite kurulurken “isteyen gelsin, zira sizin için çalışacaklar” diye emretti komutan) bir başka ses “Ya nie fotokop mak. all-in-one bi makina 300$, ondan alalım, daha ucuz” diyor. Kimisi mantıklı olabilir, bazısı da kişisel olarak haklıdır belki ama genelde hepsi uzlaşmadan eksik. Ve bu kadar kavga ne için; zaten ordunun vereceği 19,24 YTL harçlığı 25 YTL’ye tamamlamamak için. Yani 6 YTL için…(6 YTL de önemli bir meblağ olabilir ancak bütçe bu durumdakilerin eksiğini kapatabilecek bir güçte.)

Sonuçta ne bir anlaşma, ne bir uzlaşma, TRT3’teki meclis tartışmalarının bir kaç gömlek altı bir görüntü oluşuyor. Ki bu kalabalıkta herkes en az 1 lisans diploması sahibi. Halbu ki aynı planı organizasyon komitesi değil de komutan “bu plana uyulacak, uy!” diye emretse herkes uyacak. Tıpkı çekilip 48 adet çoğaltılan askeri vesikalıklara gık demeden verilen 8 YTL gibi; çıt yok!

Bu özgürlük, demokrasi… Yahu kötü şeyler mi bunlar?!?!?

Kendimi demokrasiden bıkan Anakin gibi hissettim bir an.

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin