Kötü bir hafta ve bir itiraf…


Tam diyordum ki askerliğe alıştık…
Tam diyordum ki 10 ay burada geçer…
Ama öyle olmadı işte…

Geçtiğimiz hafta dediler basket oynayalım; süper. Yaz gelmeden forma gireriz, güzel olur. Belki 1 yıl oldu oynamayalı. Büyük bi hevesle gittim. Isınalım dedik, koştuk etrafda, uygun hareketler yaptık. Ve maç başladı. Aradan 10-15 sn geçti. Agghhh! Karşı takımın hızlı oyuncusu benden önce davranıp adım atacağım yere ayağını koymuşdu, dolayısıyla üstüne yamuk basan sağ ayağım döndü, neticede çok kötü burkuldu. Hemen bırakmak zorunda kaldım…

Aynı gece biraz soğukta kaldığımdan bi de üşütmeyim mi…

Neyse, pazar öğleden sonra gidilen acilde röntgen çekildi, çok şükür kırık yok. Ama atele alınması gerekiyordu. Ayrıca pazartesi doktor kontrolüne gelecektim. Ateş için de gene pazartesi doktor görebilirmişim.

Ama ben burada yeniyim, karne falan yok. Evrak çıkacak hastaneye gitsin diye. Pazartesi anca 2de çıktı bu evrak. Seke seke bi taksiyle gidildi. Doktor sadece filme baktı ve 7 gün rapor verdi. Ancak ateş için gittiğim KBB doktoru ameliyattaydı. Bakamadı yani…

İşte o günden bu yana ortalıkta seke seke dolaştım. Ateşden yattım. Elimdeki ilaçları kullandım. Yemek desen sıkıntı, yataktan kalkıp bi yere gitmek zaten sıkıntı. Alçıdan duş da yapamadım.
Şimdi çok şükür ayaktayım. Alçıyı çıkardım, yürüyebiliyorum. Ağrı yok ama az da olsa zorlanıyorum. 1 hafta yürüyemedim denebilir, alışcaz artık. Boğazım da daha iyi, ilaçlar iyi gelmeye başladı. Şükür yani…

Gelelim itirafa…

Ayak burkulunca rapor kesinleşti. Çevredeki asteğmenlerle Türkiye’ye dönme geyiği başladı. Eğer doktor bana 20 gün rapor verirse ve komutan da izin verirse Türkiye’ye gidebilirmişim. Bu 20 gün 21 olursa ise direk gidiliyormuş, komutanın ne dediği önemsiz. Ama bu 21 gün için heyet onayı lazımmış. Kaldığım yer kötü olduğundan gerekirse doktorla konuşup 20 gün falan rapor alıp Türkiye’ye dönmek istiyorum. 10 günde düzelirsem Kıbrıs’a dönmek de isterim, görevden kaçmaya niyetim yok. Sadece sağlığım kötüyken iyi bir yerde kalmak istiyorum. O yüzden kendimi rapor için doktorla konuşmaya hazırladım.

Ertesi gün evrak çıkacak, yatakta bekliyorum. Yanımda getirdiğim Şu Çılgın Türkler’i okumaya başladım. Evrağın çıktığını söylediklerinde 100 sayfa bitmişti. Hastahaneye fedakar dedelerimizin hikayesiyle gittim. Bu etki doktor karşısında da kendini gösterdi, bir gece önce 20 gün rapor almak için doktorla her türlü diyaloğa girmeye hazır olan ben, çılgın dedelerimizin ardından kendimden utanarak rapora dair en ufak bir diyaloğa girmedim. 7 gün dediler, tamam dedim.

Ha mutlu muyum? Evet.

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin