Üzgünüm bugün…


Dokuz dokuz bin dokuz yüz yetmiş dokuz.

Kısaca 9.9.1979 yazılabilen bu tarihin okunuşundaki sempatiklik dışında benim için değeri klasik tabiriyle gözlerimi ilk açtığım gün olması.
Oooof, gene uzatıyorum. Bugün benim doğum günüm işte. 9 Eylül 2006, 27 yaşımdayım artık, 28’den gün alıyorum. Doğum günlerinin çocuksu havasında çıkıyor olsam da bu tarihe önem vermeden edemiyorum. Mutlulukların “satın alındığı” günümüzde basit bedava bir bahane…

Ama üzgünüm bugün, içim yanıyor, kan ağlıyor. Ne sağlık sorunum var ne de büyük bir derdim (çok şükür).

Gene yanlış kitapları okumaya başladım herhalde. Dünkü nöbetimi ve uyku hakkımı bir kitaba verdim; Türkiye Üzerine Notlar 1923-2005.

Okudukça gene kahroldum, gene sinir oldum. Küfrettim içimden, demediğimi bırakmadım. Nasıl bu hale geldik? Ne diye bunları yapıyoruz? Nedir bu politikacıların yaptığı? Neleri başarmışız cumhuriyetin ilk yıllarında. Uçak yapıp Danimarka’ya satmışız. Kendi aşılarımızı, ilaçlarımızı bulmuşuz. Bütçelerimiz fazla vermiş, ihracat ithalatı geçiyormuş.

Ne diyim ben bu kitapta yazılanlara.
Pardon yanlış söyledim; olanlara.
Çok özür dilerim; yapılanlara.
Affınıza sığınırım; bu ülkeyi yönetenlere!
Ne diyim bu adamlara!

Bugün belki içimden küfür ediyorum bir çok şeye. Eminim yanlız değilim. Ve eminim yarın elle tutulur bir şeyler yapacam, yapacaz. O günlerin heyecanını yaşayacaz tekrar.

Şimdi dikkat ediyorum, gerçekten yanlış yazmışım. Belki çok ciddi bir sağlık sorunum yok ama sırf benim değil hepimizin çok büyük milli bir derdi var…

O kitaba bugün daha fazla devam etmeyeceğim, bugünü kendime ayıracağım.
İzin verin bir gün bencil olayım…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin