PAPA, YAKTIN BENİ!!!

PAPA, YAKTIN BENİ!!!


Bugün (salı) akşam 17:30 otobüsü ile Ankara’dan ayrılıyordum. Telefonda konuştuğum adamdan çok boş yer olduğunu, bilet ayırtmaya ya da almaya gerek olmadığını öğrenmiştim. Kaldığım otel(!)den toplarlanıp çıktığımda saat 16:50 idi. Taksi beni bekliyordu.

“Aşti’ye, içine” diye çıktık yola. Şöför, “Söğütözü galiba tıkalı, Papa yüzünden” dedi. Söğütözüne geldiğimizde tıkanıklığı bir km öteden görebiliyorduk. Beklesek olmayacaktı, “ODTÜ kimliğim var, oradan Eskişehir yoluna çıkıp arkadan AŞTİ’ye gidelim” fikrime şöför de katıldı. Ne de olsa beklemek yerine yol uzamış, kazanç artmıştı.

ODTÜ’ye geldiğimizde saat 17:05 civarı idi. Hızlıca Kütüphaneye kadar geldik ancak hazırlığa yaklaştığımızda A1 yolu kapatılmıştı, mecburen Bilkent tarafına doğru saptık. Saat 17:10 gibiydi, bilet almadığım otobüse 20 dk vardı. Bilkent kapısından çıkılsa ve ODTÜ önüne kadar yol müsait olsa, oradan da arka yola sapıp AŞTİ içine gidilse anca varılabilirdi. Bu “anca”ya bir başıma taşımakta olduğum orta boy bir valizi, omuza da asılabilen spor çanta, büyük bir sırt çantası ve bir laptop çantası ile askı poşetindeki takım elbise ve gömlekleri ekleyince en iyi ihtimalde bile yetişmemin düşük olasılığı ile yüz yüzeydim. Telsizden açık olduğunu öğrendiğimiz Konya yolu da akıllı bir seçenek gibi değildi.

Sonuç böyle olunca en doğrusu otel(!)e dönmekti. Taksi şöförü beni bırakırken durumuma mı yoksa gezinti yapıp 15 YTL kazandığına mı gülüyordu bilmiyorum. Kapıyı açan Kaan ilk başta şaşırdı, “galiba bir şey unuttu” diyen gözlerle bakıyordu. “Gidemedim” diyerek anlatmaya başladım ve taksi şöföründen 4 dk sonra gülen bir kişimiz daha olmuştu…

Her şeyde bir hayır vardır dedim bu gece. Ama PAPA YAKTIN BENİ!!!!

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin