BusWorld, Boatshow ve Teknoport


Bir güne herşeyi sığdırmayı başardık. Nedir bu “herşey”? Busworld ve Boat Show fuarları ile Bimeks Teknoport gezileri. Tabi bu başarıda yola 9:30’da çıkmanın etkisi kesinlikle var.

11:00 gibi vardığımız Busworld benim mesleki ilk fuarım sayılır. İtiraf edeyim heyecanlıydım. Daha önce Radyo ODTÜ ile 2003 Bilişim fuarında bir maceram olmuştu ama o pek mesleki sayılmazdı.

Neyse, fuara dönelim. Uluslararası denmesine rağmen temelde yerli pazar firmaları vardı. Hatta pazarın değerli bir kaç firması ve modeli eksikti. Artı, fuarın son günü olmasına rağmen, ki bu niye cumartesi olarak ayarlanmış bilemiyorum, katılım azdı. Katılımcı çalışanları çıkarınca bir avuç insan sayılırdı. Olsun, ilk fuarımız, değerini bilelim. Sektöre yönelik farklı marka ve ürünler bir arada görmüş, detaylarını incelemiş olduk.

Bu teknik kısım dışında 2 önemli notum var. İlki, bizim çektiğimizi neredeyse bütün fotoğraflarda manken olarak görev aldım. Özel bir durum değil bu, mankenlik de aslında ayak uzatıp poz vermek. Temelinde bir gün önce (cuma) çekilen iş fotoğraflarında şans eseri benzer bir görevimin olması. “Dün sen vardın, sen geç gene” mantığı.

Bir diğer not ise Çin malı King Long otobüslerinin standından geliyor. Nedenini bilmiyorum ama bu otobüsü tanıtanlar Bulgaristan’dan geliyordu. Tamam uluslararsı bir fuar ama ne alaka? Esas anlatacağım bu değil de garip bir detay. Bulgar görevlinin önünden bir broşür alıyordum. Adam bozuk bir İngilizce ile “iş arkadaşınız zaten aldı” gibi birşeyler dedi ve aldığı bir kartviziti göstermeye çalıştı ve broşür almamı engelledi. Açıkçası ürün pek özel ve önemli olmadığından hiç üstelemedim, oradan ayrıldım.

Peki ya Boat Show?

Hemen yandaki fuar alanında olduğundan ulaşım hiç sorun olmadı. Ancak bu sefer girişte para vermemiz gerekiyordu, 15 YTL. Busworld bedavaydı tabi. İçeri girip iki adım attıktan sonra tanıdık bir yüzle karşılaştık. Elimizde biletleri görünce “siz nasıl girdiniz, bilet mi aldınız?” diye sordu. Tabi böyle bir sorunun nedeni de çabuk öğrenildi. Meğer Busworld’e girişte verilen yaka kartlarındaki barkod ile bedava girilebiliyormuş. Çok güzel!

Busworld’ün ardından Boat Show çok farklıydı. Ürünler dışında doğal olarak ziyaretçi kalabalık da çok farklıydı. E tabi, bir yanda 100-300 bin YTL lik otobüsler ve onları iş amacıyla kullanacaklar, öbür tarafta keyifleri için 500-600 bin Avro para harcayacaklar.
Boat Show hem daha büyüktü hem de çok daha detayla incelenecek bir sürü ürün vardı. İnsan böyle şeyleri görünce hayal kurmadan edemiyor. Kazım’la beğendiğimiz bir tekne yanlış hatırlamıyorsam 300 bin Avro idi. Hele bir tanesi 1,6 M Avro’ydu.
Dolan dolan, bayağı bir gezdik Kazım’la. Saat artık 17’ye yaklaşırken Bimeks Teknoport istikametinde oradan ayrıldık.

Nispeten uzaktaydı Teknoport. Biraz yürümüş olduk. Ama değdi. İçinde kaybolunabilecek büyüklükte bir mağaza. Zaten girişte harita gibi bir broşür alabiliyorsunuz. Dizüstülerle başlayp akla gelebilecek her ürünle devam ediyordu. Çok zengindi bu yönden, ve beğendim diyebilirim ama gene de canımı sıkan birşeyler vardı. Nedense kendimi oyuncakçı dükkanındaki bir çocuk gibi hissetmedim. Bunda zannedersem bina tasarımın sıkışlığı ve mağaza tasarımı var. Düşünüyorum da daha güzel ve rahat gezilen bir yer olabilir.

Esas önemli noktaya, fiyatlara gelelim. Açıkçası uzun süredir bilgisayar vs fiyatlarını hiç bilmediğimden direk kıyaslayamayacam. Biraz ucuz olabilir, geçen hafta İzmit’teki Mavi’den aldığım 5’li LightScribe DVDlerin 10’lukları nerdeyse benim alış fiyatımdaydı. Gezerken biraz gerçekçi olmaya çalıştım, yani “bende şu da olsa bu da olsa” gibi bir duygunun yeşermesine izin vermemek için kısmen hızlı ve bazı ürün ve fiyatları atlayarak geçtim. Ne de olsa yakın zamanda bu tür kalemlerden temin edecek değilim. Belki yazın yeni bir masaüstü almak isterim ama o zamana kadar daha çok var. Peki hiç birşey almadım mı? Almaz olur muyum, anamın oğluyum ben. Her ne kadar bilgisayarımın olduğu odada şık bir ışıklandırma yapsam da hep USB Işıklardan istedim. Bulduğum bir model 16 küsur YTL idi. Ancak hemen yanında 15 küsura Acrox Dizüstü Kiti vardı. USB ışık dışında network ve telefon kablo uzatması, basit ama küçük bir fare ile 4’lü USB 1.1 Hub vardı. Fiyat bence çok iyiydi ve güzel bir alışveriş oldu.

Kaç saat Teknoport’taydık tam bilmiyorum. Tam biz çıktık, Zafer Bey aradı, geliyormuş. İşinin uzadığını söyledi ama herşey denk gelmişti. Dönüş yolu hariç. Cumartesi akşamı İstanbul trafiğinin hesaba katmamıştık. Gelinceye kadar konuşacak konu kalmamıştı denebilir.

Günübirlik bir İstanbul turu oldu aslında. Havasını da kokladım trafiğinden de çektim. Bakalım bir sonraki gezimiz ne zaman olacak…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin