Viraja mı girdik?

Viraja mı girdik?


Çok basit aslında. Herhangi bir cisim yön değiştirdiğinde, değişikliğin aksi yönünde bir tepki doğar. Araba viraja girip sağa döndü mü yolcular sola yatarlar. Bu dönüş çok keskin oldu mu da, arabadakiler bu sefer bilmem kaç ciii ile cama yapışırlar.

Biraz çocukluğumu, daha çok ortaokul yıllarını hatırlıyorum da, o zamanlar büyüklerimin yaptığı konuşmalar, sohbetler aklıma geliyor. “Ne olacak bu memleketin hali?” tartışmalarında genel konu ekonomiydi, hayat pahalılığıydı. Zaman geçtikçe buna ek olarak terör kelimesini duyar oldum. Ve bir de dinciliği.

Bugüne gelince temel konular pek değişmemiş gibi. Ancak yoğunluklarının ve biraz da kapsamların değiştiği belli. Ekonomide rakamlar daha güzel belki ama tartışmaların yönü farklı. Terör apayrı bir noktada. Artık Atatürkçülük, laiklik ve dincilik de daha çok konuşulur oldu. Kapanmak ve türban kadınların yeni ekseni. Ilımlı bir İslam ülkesindeyiz.

İşte bunlar bana yukarıdaki basit bir fizik yasasını hatırlatıyor.

Bir arabanın sağa döndüğünde yolcularının sola yatması gibi herkes sözde değil özde Atatürkçülük ve laiklik peşinde.

Ama ben bu örnekte yanılıyorum. Arabanın sağa ya da sola döndüğü yok. Resmen duruyor, geri gitmek istercesine fren yapıyor! Ve biz ileriye doğru, yolumuzu gösteren Atatürk ve devrimlerine resmen yapışıyoruz. Niye acaba?!

Şoförün bu başarısına da demokrasi deniyor ya, şaşıyorum…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin