O yazilardan…


“O yazilardan” demek dogru degil belki. Daha cok “o duygulardan” demeliyim.

Liseyi Kocaeli’de yatili okudum. Hafta sonlari eve gidip gelsem de mekanim okuldu, yurttu. Tatiller geldi mi eve donerdim. Tabi okullar acilinca da yurda. Hele son yil dershanem Istanbul’da olunca Kocalei-Yalova-Istanbul Bermuda Seytan Üçgenimde dolandim durdum.

Sonra sira universiteye geldi. Ankara’da oldugumdan artik her hafta donmuyordum eve. Gene de buyuk yolculuklar vardi hayatimda. Tatillerde eve donmek uzere toplanir sonra okul acilirken tekrar Ankara’ya geri tasinirdim. Detaylar degisse de (tek kislik yurt odasi->daha fazla esya, mobleli kiralik ev ->cok daha fazla esya) tasinma kavrami hayatimin en temel parcalarindan biriydi tasinmak. Belki de Ankara maceram tahminlerin otesinde uzadigindan bu kadar temel olmustu.

Universitenin ardindan evimiz olan 28 yillik lojmanimizdan da ayrildik, yeni evimize tasindik. Ya da annemle babamin evine demeliyim. Bir de diger tasinmalara gore “gercek” bir tasinmaydi, tek yonluydu.

Bunun sonrasinda sira askerlige geldi. Bir anda Kibris’in yolunu tuttum, 10 ay Girne’deydim. Askerlik kavrami zaten buyuk degisiklik demek. Bu bi de Kibris olunca ve ne kadar yavru da olsa anavataninda degilsin, uzaksin, esyadan daha farkli yukler de tasiyor insan. Tabi bir baslangici ve sonu da var, toplanmak ve hareket etmek gerekiyor. Giderken tasin, donerken tasin.

Askerligin ardindan da bir anda kendimi gene Kocaeli’nde buldum. Artik bir isim vardi, uzunca yillar burada kalacakmisim gibi gorunuyordu. “Kul kurarmis, kader gulermis” sozu bir kez daha benimleydi ve ikinci Kocaeli maceram anca 5,5 ay surdu. Bu seferki ev mobleli de olsa uzun yillar kalinir kavrami daha fazal esya getirtmisti, tek arac yetmedi donerken.

Kocaeli’nin ardindan sira Istanbul’daydi. Aslen Istanbullu’yum ama Istanbul’da hic resmen yasamamistim, hep git geller olmustu, bi tur durakti. Bu benim icin belki “gercek eve” donus olacakti ama onun da kisa olacagi belliydi, iki ay surecek deniyordu.

Ve o iki ay da geride kaldi.

Simdi tasi taragi toplayip gene tasindim. Ama bu en uzun mesafeli tasinmam oluyor. Artik pizza ve makarna ulkesi Italya’da Milano’dayim. Is icin yeterli bir sure burada kalacam galiba. Kulaga guzel gelen bu cumle oncesinde yine bir suru hazirlik yapildi, sorular soruldu, esyalar toplandi. Belki gecmise oranla daha az yuk hazirladim ama soz konusu ucak olunca belli limitler var. Ben bunu da kirmayi basardim, check-in’de “bir kisi” cevabimla gorevlileri sasirtacak kadar
fazla valiz verdim.

Bundan sonra beni neler bekliyor tam bilemiyorum. Gene Istanbul’a donecegim belli ama zamani soyleyemiyorum. Ve itiraf da edeyim, giderken hep donunce Istanbul’a nasil yerlesecegimin hayallerini kuruyordum. Tabi ki burasi icin hayallerim var ama bir yere yerlesme arzum da cok buyuk.

Galiba yuva kurabilen bir gonlum olmadigi gibi yerlesebilen bir hayatim da olmuyor. Belki ikisi birbiriyle alakali ama bu da ayri bir konu.

Yakin zamanda buraya yazacak cok sey birikecek. Umarim vaktim olur da yazarim…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin