Gölgeler uzuyor…


Cumhuriyetimizin 84. yıldönümünün kutlayalı üç gün oldu. Yazmak için geç, biliyorum ama bir türlü fırsatım olmadı. Aslında ne yazacağımı bilmiyordum, konuyla ilgili aklımda çok şey var. Demek ki bugünü, o web sitesini görmeyi beklemişim.

Küçükken bu tür milli bayramlara sanki biraz ezbere gidiyorduk. Ezbere; yani niyesini, nedenini kavrayamamak diyorum. “Ne güzel, bayram işte, stadyumda yürütsünler bizi, konuşmalar yapılsın, dersler yok, tatil” diyen bir çocukluk vardı belki de.

Gün geçtikçe ve belki de biraz büyüdükçe insan bazı şeyleri kavrayabiliyor. 29 Ekimin önemi, değeri tartışmasız çok büyük, diyecek söz yok. Ama bunun bugünkü kadar sivrilmesi güzellikten öte, bence  bazı şeylerin yanlış olduğunu gösteriyor.

İşte geçen gece Hürriyet’in sitesinde gördüm, bir çok firma 29 Ekim’e özel reklamlar vermiş. Hepsinde firma bir şekilde Cumhuriyet’i vurguluyor, reklamların hepsi kırmızı beyaz. Bu bir açıdan, sahiplenme açısından belki güzel ama cumhuriyetin sahiplenilmesinin buna dönüşmesi hiç güzel değil bence. Ve beni esas düşündüren, cumhuriyetin sahiplenilme ihtiyacı olması. Bugün, cumhuriyetin ve rejimin bu kadar çok tartışılması, sahiplenmesi ve değerlenmesi, bir şeylerin eksik olduğunun işareti bence. Ve bu bana, gene bir sözü hatırlatıyor;

Bir yerde gölgeler uzuyorsa orada güneş batıyor demektir.

Birileri güneşimize zarar veriyor, batırmak istiyor ve tam tersini göstermeye çabalıyorlar. Hem de tıpkı Atatürk’ün bize hitabında dediği gibi.

Merak etme Atam. O güneş asla batmayacak!

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin