Kutup Ayıları – I


Hikaye, Haluk Namdar’dan aktarılmadır.

Kutup ayılarını derileri için avlarlarmış. Ama bu iş kolay olmazmış. Derilerinin altındaki ortalama 10 cm’lik yağ tabakası ayıların buzlu sularda donmasını engeller; hem de onları bir zırh gibi korurmuş. Küçük ateşli silahlarla ayılarda öldürücü yaralar açmak mümkün olmazmış. Büyük silahlar da derileri paramparça edip kullanılmaz hale sokarmış. Kutup ayısını avlamak için alnındaki özel bir noktaya yakından ve tek el ateş edilmeliymiş.

Kutup ayılarının koklama ve işitme duyuları da güçlüymüş. 2 metre yükseklikte karın altındaki fok balığının kokusunu veya 30 km uzaklıktaki yaralı hayvanın kan kokusunu hissedebilirmiş. Bununla birlikte en ufak bir çıtırtıyı bile duyabildiğinden kimseyi yanına
yaklaştırmazmış.

Avcılar kutup ayılarını avlamak için ilginç bir teknik kullanırlarmış. Bir baltanın ağzı iyice, ama iyice keskinleştirilirmiş. Sonra bu balta bir yere sabitlenirmiş. Üzerine sapını ve demirini tamamen kaplayacak şekilde fok balığı kanı sıvanırmış. Ve olay yerinden uzaklaşılırmış. Kan kokusunu alan kutup ayısı baltayı kolayca bulur ve yalamaya baslarmış. Yalarken farkında olmadan dilini baltanin keskin ağzına da sürtermiş. Hafif hafif kesilen dilden sızan kanlarla balta, yalaması daha da keyifli hale gelirmiş. Zavallı ayı, yaladıkça kanayan, kanadıkça yalayan diliyle bir süre sonra iyice kendinden geçermiş. Hem zevklenirmiş, hem bitkinleşirmiş. Avcı ise sürekli ayıyı gözlermiş.
Kan kaybından iyice halsiz düşüp bayılmasını beklermiş. Bayılınca ayının yanına gidermiş, elindeki silahı alnına yaklaştırırmış. Tek el ateşle ayıyı öldürürmüş. Böylece deriye zarar vermeden avlama işlemini tamamlarmiş.

Haluk Namdar’ın hikayeyle ilgili yorumu da yarın…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin