Kutup Ayıları – II


Yarın demiştim ama anca aktarabiliyorum…

Haluk Bey’in hikayeyle ilgili yorumu şöyle;

Son günlerde toplum olarak oldukça hareketli günler geçiriyoruz. Genel seçimler sonuçlandı. Halkın büyük çoğunluğu “Yola devam” dedi.

Yola devam, yalamaya devam…

Yalamaya devam, kanamaya devam…

Kanamaya devam, yalamaya devam…

Kan nasıl da tatlı…

Ama dikkat etmek lazım. Başta başkasının kanı diye yalanırken, sonra kendi kanımızı yalar hale geliyoruz. Tadından başımızın döndüğü şey kendi kanımız. Başımızın dönmesi de sırf keyiften değil.

Şimdi her şeyin yolunda gittiğini sanıyoruz. Karnımızın doyduğunu sanıyoruz. Peki kanımız tükendiğinde ne olacak? Türkiye Cumhuriyeti kanı tükenmiş, gücsüz, mantıklı düşünemez hale getiriliyor diye korkuyorum. Pusudaki avcının öldürücü hamlesi ne zaman gelecek, aklıma geldikçe irkiliyorum.

Aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş. Bütün bankaları yabancıların eline geçmiş. Kamunun elinde hiçbir şey kalmamış. Ekonomi bütünüyle esir edilmiş. Tüketim üretimin fersah fersah ötesinde. Borçlar almış başını gidiyor.

ABD ordusunu sınıra dayamış, ülkeyi parçalama projelerini dayatıyor. Memleketin her medyası bilfiil işgal edilmiş, psikolojik bir savaşı açıktan üzerimize sürüyor…

Olur mu canım?…

Milli gelirimiz büyüyor. Enflasyon dizginleniyor. Global dünyayla entegrasyon sürüyor. Yabancı sermaye kopmuş geliyor. Güven
ve istikrar paçalarımızdan akıyor. AB ile müzakereler ilerliyor. Dunyanın patronu ABD ile aramızdan su sızmıyor. Türk, Kürt, Alevi, Sunni, Fethullahcı, Suleymancı herkesler alt ve üst kimliklerine kavuşuyor. Toplum demokrasiyi özümsüyor. Otoyollar yurdu baştan başa örüyor. Hastanelerde kimse tedavisiz, ilaçsız kalmıyor. Yoksul halkın makus talihi yeniliyor…

Ne diyelim?..

Buyrun öyleyse yola devam.

Yola devam, yalamaya devam…

Katılıyor muyum?

Evet!

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin