Viyuv viyuv…


Viyuv viyuv viyuv viyuv…

Noluyoruz ya?

Viyuv viyuv…

Kulakları sağır eden viyuvlar güzel bir rüyayı bölüyor. Peki ne bu ses? Hmm yangın alarmı galiba.

NEEEE!?!? Yangın mı çıktı?

Naapsak? Dur bi apartmanın koridoruna bakayım bi hareket var mı? Offf, alarm da tam kapının yanında, nasıl ötüyor.

Viyuv viyuv…

Yok bi hareketlilik. Ama bi yanık yağ kokusu var. Kesin biri bişeyi ocakta bıraktı. Ama ocaklar süreli, emniyetli, olmaz böyle bişi. O zaman kesin sağlam yangın. Hmm naapsam? Böyle pijamayla çıkılmaz. Giyinelim.

Viyuv viyuv…

Ne giyecez? Çorap, kot, tshirt, kazak, bot, hah montu da giyeyim, tamam. Saat, telefon, onlar da tamam. Ama dur ya, ya ciddiyse durum? Pasaportu da alayım, nerdeydi?

Viyuv viyuv…

Hmm, masanın üstündeki fotoğraf makinesi de bana göz kırpıyor. Acaba vukuat ciddi mi? Fotoğraf çeker miyim?

Viyuv viyuv…

Saçmalama Orçun, çocuk olma. Yangın bu, ne fotoğrafı? Peter Parker mısın? Hemen çık dışarı…

Viyuv viyuv…

Off, amma ötüyor bu! Asansörü kullanmıyım. Allah Allah, kimseler yok, nerde itfaiye? Yukarı bi baksam, yukarda bizden kalanlar vardı.

Viyuv viyuv…

Kimseler yok. E aşağıdan da başka ses gelmiyor, gelse de nasıl duyacam bu gürültüde. En iyisi aşağı inmek. Aa, Müge değil mi?

Viyuv viyuv…

– Noluyor Müge?
– Ya biri yumurta yaparken yakmış mı ne?
– Haydaaaa

Viyuv viyuv…

Yani bir pazar gününe böyle mi başlanır?! Saat 07:25! Çık yukarı tekrar, git üstünü değiştir. Alarmın kapanmasını bekle. Ve yat, tekrar uyu.

Neyse, ilk yangın alarmımızı kayıpsız, sorunsuz atlattık ya, buna da şükür…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin