Kahramanlık mı Şovalyelik mi?


Cuma akşamı Kara Şovalye – Dark Knight filmini tekrar izledim (ilki için Arena dergisine, vizyona girişinden 3 gün önce düzenlediği ve davetiye kazandığım özel gösterimi için teşekkürler).

Film üzerine söylenebilecek çok şey var. Heath Ledger’ın Joker’i zaten tek başına ayrı bir konu. Film boyunca Joker’i gördüğüm her sahnede itiraf edeyim korkuyordum. Öbür yandan Christian Bale’in de Batman/Bruce Wayne’e cuk oturması. Filmin aksiyonu, vs vs. Dediğim gibi, belki konuşulacak çok şey var ama gecenin şu saatinde filmin bana düşündürdükleri şeyler başka.

Batman, gerçekten de Gotham için savaşıyor. Gayesi halkın iyiliği, güvenliği. Bu esnada iyi kötü nasıl ve nerde konumlandığını düşünmüyor belki, kabaca bir ego peşinde koşmuyor. Ne gerekiyorsa onu yapmaya çalışıyor ve halkın alkışlarını arayan bir kahramana değil, gerçekten de kara bir şovalyeye dönüşüyor.

İşte beni düşündüren de bu şovalyelik oluyor.

Hayatımızda da bir çok anda, ki bunlar genelde problemli zamanlar, sorunların çözümü aslında basit ve ne yapılması gerektiği belli oluyor. Ama işte o belli olan şeyi yapmak hiç de istemediğimiz bir iş oluyor, çözüm olsa da o problem can sıkıntısına dönüşüyor. Oysa belki de bir şovalye gibi, hayatımızda ne gerekiyorsa onu yapmalıyız. Ne alkışları ne de korkuları düşünmeden.

Belki de tıpkı Batman gibi…

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin