İki İşlevsiz


Kısa ve hızlı bir Ayvalık kaçamağından geriye kalan iki fotoğrafım var.

İlki, bir koltuğun bilmediğim hikayesi. Nasıl olmuş da oraya gelmiş, bilmiyorum, sadece orada. O toprak havalimanının yanında, resmen terkedilmiş, öylece duruyor.
[singlepic id=103 w=640 h=480 float=center]

Diğeri ise, upuzun Sarımsaklı Plajının başından bir kare. Bomboooş, ıssıııız, yine terkedilmiş. İnsanların yerini kurumakta olan yosunlar ve amaçsız bir metal almış. Gene de yalnız başına plaj. Beni de içine öyle almış ki, uymuşum zemine. Ya da metale uymuşum, onu düz almışım. Amaçsız dediğim metal de amaç kazanmış, o da mutlu ben de mutlu… Sonuçta yamuk durmuşum işte.
[singlepic id=102 w=640 h=480 float=center]

İkisi de yalnız. Belki de yalnızlığın ötesinde işlevsiz. Evet evet, önce işlevsiz sonra yalnız. Tabi ya, koltuk işlevini yitirmiş, sahibi de atmış bir kenara. Plajın işlevi de yazla birlikte terketmiş Sarımsaklı’yı. Kalmış kumlar bir başına, bir tek kuruyan yosunlar yanında.

Aa, yoksa işlevsizliği yalnızlık mı takip eder? Yalnızlığın sebebi işlevsizlik midir?

Ya Orçun, işin gücün mü yok da gecenin köründe bunları düşünüyorsun?

+ Yorum Bırakın