Roaccutane’lı İlk Ay


Aslında 1,5 ayı buldu Roaccutane’a başlayalı. Aylık Doktor kontrolüne gittikten hemen sonra yazacaktım ama bir türlü vaktim olmadı.

İlaca başlarken ne durumda olduğumu yazmıştım. Sivilce sorunumu Tetradox Modonoks gibi antibiyotiklerle çözemeyince son seçenek Roaccutane’a başladım. İlk kan tahlilimde toplam kolesterol yüksekti (236) ama gene de doktor kullanabileceğimizi söyledi. Peki ne oldu 1-1,5 ayın sonunda?

Öncelikle Roaccutane bana resmen “ilaç gibi geldi”. Sivilcelerim nerdeyse tamamen gitti. Belki bir iki tane oluyor ama o bile yok artık. Elimi pürüzsüz alnımda gezdirmek, tertemiz bir cilt hissetmek müthiş! Eskiden zımpara kağıdı gibi gelirdi. Şimdi bebek gibi, çok güzel. Aynı şekilde saç diplerim, yüzüm, sırtım. Heryerim tertemiz.

Şimdi işin kötü kısmına geçmeden önce bu hızla iyileşmeye dair bir detayı vereyim. Normalde Roaccutane bu kadar hızlı etki vermezmiş, ben %2’lik bir hasta grubuna giriyormuşum. Aslında ilk ay sivilcelerde artma beklenirmiş, anca ikinci ayda bu hız dururmuş. İlacın etkisini görmek için 3. ay beklenirmiş. 5 aydır kullanıp da sonuç henüz alamayanlar da varmış. Ama bende daha ilk aydan çok iyi sonuç alındı. Doktorum bile buna şaşırdı.

Peki ya aynanın diğer yüzü? İlaç cildi hakkaten çok kurutuyor. 2. haftada hastaydım, burun felaket akıyordu. Ağzım burnum çok kötü yara oldu! İyileştikten sonra bu yaralar da düzeldi ama cildim eskisi gibi değildi, daha kuruydu. Traş makinesi kullanıyorum. Eskiden cildimde çok rahat kayardı, şimdi ne kadar yumuşatıcı da sıksam deriye yapışıyor, çekiyor. Yara mara, öyle birşey olmuyor da kısaca “traş kalitem” azaldı diyebilirim.

Yüzüm dışında kollarım, bacaklarım da çok kurudu. Zaten sedef hastasıyım, bacaklarım çok kurudur. Yazdan bu yana da fazladan bir kuruma vardı, hatta buna bağlı kaşıntı da çıkmıştı, ara sıra nemlendirici sürüyordum. Roaccutane’la birlikte gene sürmeye başladım. Doktor Nutra Plus vermişti (sigorlatar ödemiyor, aklınızda olsun, fiyatı 13,6 TL civarında). %10 üre içeren yabancı bir losyon, yerlisi Ürederm. Hasta oluncaya kadar eksiksiz geceleri ve kimi sabahlar sürüyordum. Çok da iyi geldi. Ama hastalandıktan sonra süremez oldum. Ve bu esnada sedefim de çok kötü azdı. Belimden aşağısı, bacaklarım çok kötü oldu. Yani sedef izlerimin bu kadar kötü olduğu başka bir dönem pek hatırlamıyorum! Kollarım dirseklerim de etkilendi.

Yüz ve bacakların dışında ellerim de nasibini aldı. Özgür ellerinin üstünü göstermişti, böyle fiske fiske kabuk bağlıyordu. Ben belki iyi bakım yaptığımdan ilk bir ayda çok kötü olmadı. Yer yer bir iki gün süren kuruluklar oluyordu. Hele dün, ne oldu anlamadım, ellerimi yıkadıkdan sonra üstü bir kızardı! Fiske fiske kızarıklık kaldı. Akşama da baktığımda o fiskeler kabuk olmuştu.

Pek tabi dudaklarım da çok kötü! Çatır çatır çatlamış durumda. Sürekli lipstick kullanıyorum. Yolda, mağazada, ofiste, evde, ama her yerde ve her zaman sürebiliyorum. İlk başlarda komik geliyordu, şimdi ise alıştım.

Bunlar gözle görülür etkiler. Gözle görülmeyen etkileri de yok değil. Kan tahlilime bakarsak toplam kolesterol aynı sayılır, 233 çıktı. Ama trigliseridim 96’dan 173’e fırlamış! Doktorum, bu fırlama devam edip de değer 500’lere çıkarsa, ya trigliserid düşürücü ilaç kullanmamız gerekeceğini ya da tedaviyi kesmek zorunda kalacağımızı söyledi. O yüzden bu ay sonu önemli olacak.

Kullanım dozuna gelince, 40 mg ile başlamıştım, bu ay da 40’a devam ama sonraki 2 ay için doktorum dozu 30’a düşürdü. Bunda pek tabi erken sonuç görmemizin etkisi var. Ancak anladığım kadarıyla tedavi toplamında belli bir miktar doz alınmış olması şart. Doktorum, “dozu tamamlamak için 40 yerine 80 de veririz ama bu sefer dudaklarınız iki katı çatlamaz, resmen yarılır” dedi.

Eksik kalan son nokta kullandığım nemlendiriciler. Nutra Plus vermişti doktor, gerçekten güzel. Yüzüme de ondan sürüyorum. Özgür Bepantene demişti ama o bana çok iyi gelmedi. Tam bepantene kullanmaya başladığım günlerde hastalanmıştım, tahriş olan burnuma ve ağız çevrema ne zaman bepanten sürsem felaket kızarıyordu, tabi biraz da yakıyordu. Normale döndüğümde de gene bepante sürdüğüm zaman biraz iyi gibi geliyordu ama bu etki çok çabuk gidiyordu. O yüzden artık pek bepantene kullanmıyorum. Nutra Plus’a devam, ek olarak yazın Lipikar almıştım, kimi zaman yüzüm için onu kullanıyorum. Sabahları çıkarken de elime adını unuttuğum şu Norveç kremini sürüyorum. O çok iyi bir krem, sürünce ilk başta garip bir his veriyor ama elde resmen ayrı bir tabaka olarak kalıyor, kolay kurumuyor. Ofisteyken de arada bir ellerime Nivea soft sürüyorum, yetiyor. Dudaklarıma da ilk başta Roc lipstick kullandım ama şimdi Nivea kullanıyorum. Özgür söylemişti, ve haklı, çok daha iyi.

Sonuçta sivilceler gitti, cildim çok iyi ve ben de bundan çok mutluyum. Ama beraberinde cildimin çok kurudu. Pürüzsüz alnımda elimi gezdirmek güzel ama tam tersine çatlak dudaklarıma ya da elimin üstüne dokunmak, buralara mümkün oldukça krem sürmek de kötü. Bu da bazen bünyeyi yoruyor.

Bünyeyi yoruyor demişken, herhangi negatif bir psikolojik etki falan da pek yaşamadım. Şu bir – bir buçuk ay içinde yorucu dönemlerim oldu ama tam tersine dimdik ayaktaydım. İnternetteki haberlerin, yorumların söylenti olduğunu düşünmeye başladım. Tabi herkesin bünyesine farklı etkisi olabilir, hemen bir yargıya varmıyım.

Bakalım iki hafta sonraki kan tahlilim nasıl olacak…

Not: Bu başlıktaki diğer yazılar;
Roaccutane’a başladım
Roaccutane’da 4. Ay Geride Kaldı
Roaccutane’da Yolun Yarısı
Roaccutane’da son viraj mı?

+ Yorum Bırakın