29 Ekim Kutlamaları, Fotoğrafları Ve Düşündürdükleri


Bir 29 Ekim’i daha geride bıraktık. Ülkemizin en önemli bayramı belki de. Ya da gün geçtikçe değeri artıyor. Nedense aklıma bir Çin atasözü geliyor; bir yerde gölgeler uzuyorsa orada güneş batıyor demektir.

Neyse, benim konum ilk olarak fotoğraflar. Bu 29 Ekim’de de (ve belki de son kez) Enderler’in terasında yerimizi aldık. Ancak hava bir hayli soğuktu. Gene de böyle güzel bir gösteriyi izlemeye değdi.

Değdi diyoruma ama geçen yılkine göre biraz daha sönük geldi bize. Sanki 2009 yılı kutlamaları daha görkemliydi.  Ne olursa olsun, böyle bir gösteri her halükarda güzel oluyor. Senkronizasyon da iyiydi, ayrı ayrı yerlerden atılan havai fişekler hemen hemen aynı anda patlıyordu. Alkışlanacak bir çalışma. Müthiş bir seyir.

[singlepic id=78 w=320 h=240 float=center]

Bu yıl geçen yıla göre sönüktü dedim ama ufak bir artısı da yok değil. Görmeye alıştığımız havai fişeklerden farklı olarak yıldız şeklinde de havai fişekler patladı. İzlemesi hayli zevkliydi. Artı diyorum, zira 2009’da yoktu, ama daha önce bunlardan var mıydı, hatırlamıyorum.

[singlepic id=77 w=320 h=240 float=center]

Çektiğim fotoğraflar için birçok yönden daha kötü olduklarını söyleyebilirim. Bu yılki gösterinin daha sönük olması, az da olsa görsellikte bir etken. Ama teknik eksiklikleri daha fazla. Geçen yıl tripodsuz da olsam, makineyi iyi sabitlemiş ve öyle çekmiştim. Bu yıl ise pek iyi sabitleyemedim (bir tripod şart!). Böyle olunca kimi fotoğraf net olmadı tabi.

[singlepic id=76 w=320 h=240 float=center]

Ayrıca bu yıl fotoğraf çekmenin dışında gösteriyi “izlemeyi” de tercih ettim. Gözlerim gökyüzünde, ağzım da bir karış açık, hayranlıkla izliyordum yani. Böyle olunca kimi yerde vizörden bakmadan, objektifi el ayarı çevirerek çekim yaptım. Eh, kimisinde tuttu ama çoğunda tutmadı. Misal; alttakinde havai fişekler yerine, görüntüye duman dolu gökyüzü hakim.

[singlepic id=81 w=320 h=240 float=center]

Bir de, ilk çekimler sırasında, CF kartta bir sorun oldu. Gösterinin başındaki, Boğaziçi Köprüsündeki kısımdan çektiklerimin kimi malesef “yandı”. Yazılım yardımıyla kurtarabildiklerim oldu ama bir yere kadar. Bu durumu ilk fotoğraftaki saçmalık gösterilebilir.

[singlepic id=74 w=320 h=240 float=center]

Öyle ya da böyle, sonuçta güzel ancak geçen yılın fotoğraflarını aratır bir albüm ortaya çıktı. Bir kısmı aşağıdaki galeride görülebilir. Tabi hepsini Picasa‘ya da yükledim. O kadar kıyaslamadan sonra, merak edenler için geçen yılın fotoğrafları da gene Picasa‘da duruyor .

Gösterinin ardından fotoğraflara bakarken ilginç bir konuyu da tartıştık. Boğaz kenarında, Kenan Doğulu’nun seslendirdiği Onuncu Yıl Marşı çalıyordu. “Demir ağlarla ördük Ana yurdu dört baştan” dizesine biraz takıldık. Bu dizenin anlamlı bir hikayesi var.  Atatürk bu dizeyi, Çanakkale Savaşının kazanılmasında, cepheye asker ve mühimmat göndermede büyük başarı gösteren, sonrasında da demiryollarının kurucusu ve “Demiryollarının Babası” diye anılan Behiç Erkin‘e hitaben, “sizin emeğiniz bu şekilde daha iyi dile getiriliyor” diyerek böyle değiştirmiş.

Tamam, hikaye bu kadar mühim ve Cumhuriyetin 10. yılında ülkedeki tren ağı büyük bir gelişim göstermiş. Ama günümüzde bu hiç de böyle değil! Gelişmiş ülkelerde akla ilk gelen ulaşım araçlarından biri demiryoluyken bizim tren uğramayan bir sürü ilimiz var. Mesela aklıma şu soru geliyor; en son ne zaman şehirlerarası ulaşımda tren kullandım? Cevap için 2,5 yıl geriye gitmem gerekiyor.

Olay da bu aslında. Cumhuriyetin 10. yılında demirağlar kurularak ileriye gidilmişken, şu anda demiryolu taşımacılığında ne kadar ileriye gidiliyor? 87. yılda aynı şey söylenebilir mi? Ya da bu dizeyle 87. yılı kutlamak ne kadar anlamlı? Tartışılmalı.

Ama asıl tartıştığımız şey bu ileri geri gitme değil de, “birisi çıkıp bu dizeye dikkat çekse, değiştirelim dese, kim bilir nasıl suçlanır” diye sormak oldu. Ülkede öyle bir bölünmüşlük var ki, böyle bir fikir bize birşey katar mı katmaz mı diye düşünüleceğine, hangi tarafa, kime, nasıl güç katar, onun kavgası verilir.

Cumhuriyetin değerleri, 87. yılında böyle bir saldırı altında. Bu ülke ve geleceği yerine, oluşan tarafların kendi gayeleri var artık, Cumhuriyet sanki onlara hizmet ediyor. Bu gayeler önemli.

İşte aşağıdaki ekiple bir ara bunları tartışıyorduk. Bizim için soğuk ama seyri güzel bir geceydi.

[singlepic id=86 w=320 h=240 float=center]

Bu yıl artık geride kaldı. Bakalım seneye Cumhuriyetin 88. yılını kutlarken nasıl fotoğraflar çıkacak. Daha da önemlisi neler tartışılacak. Çok merak ediyorum.

Güncelleme: 2012 yılında çektiğim fotoğraflar da yine Picasa albümümde.

[nggallery id=7]

+ Yorum Bırakın