Pinterested


Hani olur ya, internette dolaşırken birşey görürsünüz, çok ilginizi çeker. Bu bir ürün olabilir, bir fotoğraf olabilir, izah edici bir grafik/çizim ya da video olabilir. Kısaca görsel herhangi bir öğe diyelim.

En basitinden bunu bir şekilde saklamak istersiniz.

O bilgisayardan sayfayı sık kullanılanlarınıza eklemek kolaydır ama sonra dışarda bir yerde birine göstermek istediğinizde nasıl yapacaksınız? Kendi bilgisayarınızda bile olsanız, ve böyle sayfaları sürekli ekliyorsanız, sık kullanılanlarınız arasında kolayca bulabilecek misiniz? Sık kullanılanları geçelim, görsel öğeyi bilgisayarınıza kaydettiniz diyelim, bu sefer de “ya bunu internette nerde bulmuştum, neydi hikayesi?” diye merak ettiğinizde ne yapacaksınız?

İşte benim gözümde Pinterest bu boşluğu dolduruyor ve bunu alıp, cılkı çıkan paylaşım tabanlı sosyal medyaya taşıyor.

Pinterest

Peki nasıl?

Sistemin iki adımı var. İlki “pinlemek”. Türkçesi “iğnelemek” olsa da burada “panolamak” diye de çevriledebilir.

Olay aslında çok kolay. Önce tarayıcınızdaki sık kullanılanlara bir link/buton ekliyorsunuz. Bunu her türlü tarayıcıda yapabilirsiniz, mobil ya da değil, farketmez. Sonrasında gezdiğiniz sayfada butona bastınız mı bütün görsel öğeler listeleniyor, siz de dilediğiniz öğeyi, çeşitli kategoriler altında pinliyorsunuz. Sistem de bunu alıp sizin panonuza taşıyor.

Tabi ki esas olay aslında pinlerinizi diğer kullanıcılarla paylaşmak. Twitter ve facebook bağlantıları ile bunu hemen yapabiliyorsunuz. Ama paylaşmayı geçelim, sadece beğendiğiniz görselleri saklamak için bile çok kullanışlı.

İkinici kısım ise, pinterest’in kendi sitesinde.

İşte bu kısım benim gözümde henüz tam olgunlaşmış duruyor. Pinterest’e girdiniz mi karşınıza bir sürü görsel öğe çıkıyor. Bu bana biraz dağınık göründü, hangi birine bakacağınızı şaşırabilirsiniz. Bunda tabi “takip ettikleriniz” de etkili. Siteye kayıt olurken size en başta takip edilecek bazı konular sunuluyor ve doğal olarak çok fazla seçenek var. Seçimleriniz sonucunda da işte giriş sayfanız biraz dolu olabiliyor. Ama gene de ilginizi çeken şeyleri yakalamak kolay. Ve tabi devamında pinterest’in, youtube, ya da stumbleupon gibi, başına oturdunuz mu kalkamayacağınız bir siteye dönüşmesi de olası.

Yalnız pinterest hala daha davetiye ile üyelik alıyor. Ama henüz “pinterested” olamadıysanız sorun değil. Siteden yapacağınız davetiye talebi birkaç günde sonuçlanıyor.

Pinterest şu sıralar baya bir ilgi çekiyor, internette gırla makalele var. Mesela “The Shift From Search To Discovery“de yakalanan detay bence güzel.

Kısaca Pinterest bir “pano” paylaşımı. Şimdilik bence tek eksisi sitenin biraz dağınık olması. Onun dışında internetteki bir açığı yakaladığını düşünüyorum. Tabi Pinterest’te ben de yeniyim (a-ha burdayım), çok az kullandım. Hatta araştırdıkça çok geri kaldığımı farkediyorum. Gene de bir çırpıda bıraktığı izlenimler böyle.

Bakalım gerçekten 2012’nin en hit sitelerinden biri olacak mı, göreceğiz.

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin