Bir Demirel Anekdotu

Bir Demirel Anekdotu


Demirel’le ilgili bi anekdot da benden.

Üniversiteye girdiğim öğretim yılı başında, karşımızdaki Osman Yazıcı Konukevi açılacak, Demirel geliyor. Bir şekilde kalabalığın arasında Demirel’e yakın bi yerdeyim. “Ne zaman ODTÜ’nün üstünden uçsak, yanımda kim varsa ona burdaki ormanı gösterip ‘Bu bir doğa harikası değil, insan başarısıdır. Burası çorakken biz diktik bu ağaçları’ diyorum” dedi.

Konuşma bitti, tam önümden arabaya binecek. O klasik şapkası elinde, aklımın köşesinden ama ucundan accık “istenir mi?” geçerkene önümdeki genç atlayıp şapkasını istemesin mi? Demirel de hemen vermesin mi?

Yanındaki yardakçılar falan “niye verdiniz efenim?” diye sordular. Demirel de boş elini havada sallayarak “e işi bitti” dedi.

Yardakçılar “çok güzel” laflarıyla uğurladılar.

(Sonra Annemden duydum, önümdeki çocuk şapkayı alıp giderken televizyona çıkmışım. Sevindiydim.)

Şimdi her ODTÜ’nün orda yeni açılan bulvardan geçerken “bu neyin başarısı?” diye soruyorum.

Safım biraz.

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin