Neden?

Neden?


Neden varız?

Bazı şeyler sadece sonuç mu?

Bir sperm hücresinin bir yumurta hücresini döllemesinin yalın bir sonucu muyuz sadece? O sperm yumurtaya girerken evrenin bizim için de bir planı var mıydı? En baştan evrenin bütün bir planı var mı?

Aslında evren hiç taraf tutmuyor. Zaten evren komple cansız. Onun da bir başlangıcı var ama bir ruhu yok.

Peki neden evren var?

O da sadece Büyük Patlamanın sonucu mu?

O kadar enerjiyi oraya kim koydu?

Yoksa hepsi yalnız kalmaktan sıkılan bir Tanrının egosunun mu ürünü?

Ya ölüm karanlık bir şakaysa?

Aslında evrende de ölüm yok ki! Ya enerji maddeye dönüşür, ya da madde enerjiye. Burada ölüm nasıl bir geçiş ki?

Belki de ölüm; hayalet sürücünün et ve kemikle olan bağından kurtulmasıdır.

Demek bir hayalet sürücü var. Evrenin ruhu yok ama etin ve kemiğin bir ruhu var.

Gerçi “var” dense de “var olma” evren kapsamında tanımlı bir kavram. Ruh evrende nerde? Varlıkları evrenin ötesine uzananlar için ne kullanılabilir?

Evrende var olmanın şartları hacmi ve maddeyi içerir. Ama bir de zaman etkeni vardır. Hacmin ve maddenin belli bir zamanda yer alması gerekir.

O üç boyut arasında ileri-geri gidilebilir ama zamanda, hadi ileriyi anlıyoruz da geri gidilebilir mi?

Zaman, evrenin baş tacı boyutudur.

Acaba evrenin ötesi zamansızlık mıdır? Ya da evren aslında vardığı her yere zamanın kapısını açan mıdır?

O kadar kölesiyiz ki zamanın, gri hücreler “zamansızlık”ı nasıl kurgulasın?

Zamansızlık!

Bu durumda yaşam, o hayaleti, zaman ile tanıştıran etken mi olmuş oluyor? Ya da hayaletin zamana açılan kapısı mı?

Peki ya düşünce nedir? Var mıdır, yok mudur? Nedir? Sadece beyindeki kimi kimyasal reaksiyonlar dizisi midir?

Belki de düşünce, ya da zihin, kişinin zamansızlığa açılış kapısıdır.

Birey zamandan etkilenebilir ama zamansız bir düzlemde düşünebilir.

Zihin zamansız olabilir.

Nasıl olacak bu?

Zihni zamana bağlayan tüm ilişkilerden kurtulmak gerekir.

Nedir bu tüm ilişkiler?

Kurallar, ezberlenmiş neden-sonuçlar, kafada kurulan varsayımlar…

Tüm bunlar zihni zamana bağlayan etkenlerdir.

Ve zamansız olabilmek için de özgür olmak gerekir.

Bunun anahtarı da cesarettir, korkusuzluktur.

Özgür bir zihin her yere gidebilir.

Peki neden korkuluyor ki? Niye cesaret gerekiyor.

Etin içine gömülü gözlerden bakınca hayat çok mu korkutucu?

Ya çoook uzaktan baksak?

Aslında uzayda savrulan bir kaya parçasını kullanan, ete bürülü, yıldız tozundan yapılmış bir iskeleti süren hayaletleriz.

Neden korkalım?

+ Hiç yorum yok

Sizinkini ekleyin